|
KANUN ÇEVRE KANUNUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5491 Kabul
Tarihi : 26/4/2006 MADDE
1 –
9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 1 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 1 – Bu Kanunun amacı,
bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve
sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır."
MADDE
2 –
2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 2 – Bu Kanunda geçen
terimlerden; Çevre:
Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak
etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve
kültürel ortamı, Çevre korunması: Çevresel değerlerin
ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut
bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre
kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, Çevre kirliliği: Çevrede meydana
gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek
her türlü olumsuz etkiyi, Sürdürülebilir çevre: Gelecek
kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye
atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm
çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı,
korunması ve geliştirilmesi sürecini, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve
gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan
çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı
kalkınma ve gelişmeyi, Alıcı ortam: Hava, su, toprak
ortamları ile bu ortamlarla ilişkili ekosistemleri, Doğal varlık: Bütün bitki, hayvan,
mikroorganizmalar ile bunların yaşama ortamlarını, Doğal kaynak: Hava, su, toprak ve
doğada bulunan cansız varlıkları, Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya
dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına
neden olan gerçek ve tüzel kişileri, Ekosistem: Canlıların kendi
aralarında ve cansız çevreleriyle ilişkilerini bir düzen içinde yürüttükleri
biyolojik, fiziksel ve kimyasal sistemi, Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal
ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen
değişmiş suları, Atıksu altyapı tesisleri: Evsel
ve/veya endüstriyel atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların
arıtıldığı ve alıcı ortama verilmesinin sağlandığı sistem ve tesislerin
tamamını, Arıtma tesisi: Her türlü faaliyet
sonucu oluşan katı, sıvı ve gaz halindeki atıkların yönetmeliklerde
belirlenen standartları sağlayacak şekilde arıtıldığı tesisleri, Ekolojik denge: İnsan ve diğer
canlıların varlık ve gelişmelerini doğal yapılarına uygun bir şekilde
sürdürebilmeleri için gerekli olan şartların bütününü, Sulak alan: Doğal veya yapay,
devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu,
denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen
derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı
olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyeler ile bu
alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan
sulak alan kalan yerleri, Biyolojik çeşitlilik:
Ekosistemlerin, türlerin, genlerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin tamamını,
Atık: Herhangi bir faaliyet
sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi, Katı atık: Üreticisi tarafından
atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması
bakımından, düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı atık
maddeleri, Evsel katı atık: Tehlikeli ve
zararlı atık kapsamına girmeyen konut, sanayi, işyeri, piknik alanları gibi
yerlerden gelen katı atıkları, Tehlikeli atık: Fiziksel, kimyasal
ve/veya biyolojik yönden olumsuz etki yaparak ekolojik denge ile insan ve
diğer canlıların doğal yapılarının bozulmasına neden olan atıklar ve bu atıklarla kirlenmiş
maddeleri, Tehlikeli kimyasallar: Fiziksel,
kimyasal ve/veya biyolojik yönden olumsuz etki yaparak ekolojik denge ile
insan ve diğer canlıların doğal yapılarının bozulmasına neden olan her türlü kimyasal madde ve ürünleri, Kirli balast: Duran veya seyir
halindeki tankerden, gemiden veya diğer deniz araçlarından su üzerine
bırakıldığında; su üstünde veya bitişik sahil hattında petrol, petrol türevi
veya yağ izlerinin görülmesine neden
olan veya su üstünde ya da su altında renk değişikliği oluşturan veya
askıda katı madde/emülsiyon halinde
maddelerin birikmesine yol açan balast suyunu, Çevresel etki değerlendirmesi:
Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz
etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz
yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en
aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji
alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin
uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, Proje tanıtım dosyası: Gerçekleşmesi
plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve
öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve
belgeleri içeren dosyayı, Stratejik çevresel değerlendirme:
Onaya tâbi plân ya da programın onayından önce plânlama veya programlama
sürecinin başlangıcından itibaren, çevresel değerlerin plân ve programa
entegre edilmesini sağlamak, plân ya da programın olası çevresel etkilerini
en aza indirmek ve karar vericilere yardımcı olmak üzere katılımcı bir
yaklaşımla sürdürülen ve yazılı bir raporu da içeren çevresel değerlendirme
çalışmalarını, Çevre yönetimi: İdarî, teknik,
hukukî, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel araçları kullanarak doğal ve
yapay çevre unsurlarının sürdürülebilir kullanımını ve gelişmesini sağlamak
üzere yerel, bölgesel, ulusal ve küresel düzeyde belirlenen politika ve
stratejilerin uygulanmasını, Çevre yönetim birimi/Çevre
görevlisi: Bu Kanun ve Kanuna göre yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca
denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu, alınan
tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, tesis içi
yıllık denetim programları düzenleyen birim ya da görevliyi, Çevre gönüllüsü: Bakanlıkça, uygun
niteliklere sahip kişiler arasından seçilen ve bu Kanun ve Kanuna göre
yürürlüğe konulan düzenlemelere aykırı faaliyetleri Bakanlığa iletmekle görevli ve yetkili kişiyi, Hassas alan: Ötrofikasyon riski yüksek
olan ve Bakanlıkça belirlenecek kıyı ve iç su alanlarını, Çevreye ilişkin bilgi: Su, hava,
toprak, bitki ve hayvan varlığı ile bunları olumsuz olarak etkileyen veya
etkileme ihtimali bulunan faaliyetler ve alınan idarî ve teknik önlemlere
ilişkin olarak mevcut bulunan her türlü yazılı, sözlü veya görüntülü bilgi
veya veriyi, İş termin plânı: Atıksu ve evsel
nitelikli katı atık kaynaklarının yönetmelikte belirtilen alıcı ortam deşarj
standartlarını sağlamak için yapmaları gereken atıksu arıtma tesisi ve/veya
kanalizasyon gibi altyapı tesisleri ile katı atık bertaraf tesislerinin
gerçekleştirilmesi sürecinde yer alan
yer seçimi, proje, ihale, inşaat, işletmeye alma gibi işlerin zamanlamasını gösteren plânı, Risk değerlendirmesi: Belirli
kimyasal madde ya da maddelerin potansiyel tehlikelerinin belirlenmesi ve
sonuçlarının hesaplanması yönünde kullanılan yöntemler bütününü, İyonlaştırıcı olmayan radyasyon:
İyonlaşmaya neden olmayan elektromanyetik dalgaları, Elektromanyetik alan: Elektrik ve
manyetik alan bileşenleri olan dalgaların oluşturduğu alanı, Koku: İnsanda koku alma duygusunu
harekete geçiren ve kokunun algılanmasına neden olan uçucu maddelerin
yarattığı etkiyi, Hava kalitesi: İnsan ve çevresi
üzerine etki eden hava kirliliğinin göstergesi olan, çevre havasında mevcut
hava kirleticilerin artan miktarıyla azalan kalitelerini, Bakanlık: Çevre ve Orman
Bakanlığını, ifade eder." MADDE
3 –
2872 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 3 – Çevrenin
korunmasına, iyileştirilmesine ve
kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları,
birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması
ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve
belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler. b) Çevrenin korunması, çevrenin
bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü
faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları,
birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar. c) Arazi ve kaynak kullanım
kararlarını veren ve proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşlar, karar
alma süreçlerinde sürdürülebilir kalkınma ilkesini gözetirler. d) Yapılacak ekonomik faaliyetlerin
faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisi sürdürülebilir kalkınma ilkesi
çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirilir. e) Çevre politikalarının oluşmasında
katılım hakkı esastır. Bakanlık ve yerel yönetimler; meslek odaları,
birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını
kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlüdür. f) Her türlü faaliyet sırasında
doğal kaynakların ve enerjinin verimli bir şekilde kullanılması amacıyla atık
oluşumunu kaynağında azaltan ve atıkların geri kazanılmasını sağlayan çevre
ile uyumlu teknolojilerin kullanılması esastır. g) Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi,
sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan
harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır.
Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için
gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan
alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
kirletenden tahsil edilir. h) Çevrenin korunması, çevre
kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi için uyulması zorunlu standartlar ile
vergi, harç, katılma payı, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve temiz
teknolojilerin teşviki, emisyon ücreti ve kirletme bedeli alınması, karbon
ticareti gibi piyasaya dayalı mekanizmalar ile ekonomik araçlar ve teşvikler
kullanılır. ı) Bölgesel ve küresel çevre
sorunlarının çözümüne yönelik olarak taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalar sonucu ortaya çıkan
ulusal hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli teknik, idarî,
malî ve hukukî düzenlemeler Bakanlığın koordinasyonunda yapılır. Gerçek ve tüzel kişiler, bu
düzenlemeler sonucu ortaya çıkabilecek maliyetleri karşılamakla yükümlüdür. j) Çevrenin korunması, çevre
kirliliğinin önlenmesi ve çevre sorunlarının çözümüne yönelik gerekli teknik,
idarî, malî ve hukukî düzenlemeler Bakanlığın koordinasyonunda yapılır. 2690
sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu kapsamındaki konular Türkiye Atom
Enerjisi Kurumu tarafından yürütülür." MADDE
4 –
2872 sayılı Kanunun İkinci Bölümünün başlığı "Yüksek Çevre Kurulu ve
Görevleri" olarak değiştirilmiş ve mülga 4 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
yeniden düzenlenmiştir. "Yüksek Çevre Kurulu MADDE 4 – Başbakanın başkanlığında,
Başbakanın bulunmadığı zamanlarda Çevre ve Orman Bakanının başkanlığında,
Başbakanın belirleyeceği sayıda bakan ile Bakanlık Müsteşarından oluşan
Yüksek Çevre Kurulu kurulmuştur. Diğer bakanlar gündeme göre Kurul
toplantılarına başkan tarafından çağrılabilir. Kurul yılda en az bir defa toplanır. Kurulun sekretarya hizmetleri
Bakanlıkça yürütülür. Kurulun çalışmaları ile ilgili
konularda ön hazırlık ve değerlendirme yapmak üzere, Bakanlık Müsteşarının
başkanlığında ilgili bakanlık müsteşarları, diğer kurum ve kuruluşların en
üst düzey yetkili amirlerinin katılımı ile toplantılar düzenlenir. Bu
toplantılara gündeme göre ilgili kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların
birlik temsilcileri, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, yerel
yönetim temsilcileri, üniversite temsilcileri ve bilimsel kuruluşların
temsilcileri davet edilir. Kurulun çalışma usûl ve esasları ile
diğer hususlar yönetmelikle belirlenir." MADDE
5 –
2872 sayılı Kanunun mülga 5 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Yüksek Çevre Kurulunun
görevleri MADDE 5 – Yüksek Çevre Kurulunun
görevleri şunlardır: a) Etkin bir çevre yönetiminin
sağlanması için hedef, politika ve strateji belirlemek. b) Sürdürülebilir kalkınma ilkesi
çerçevesinde ekonomik kararlara çevre boyutunun dahil edilmesine imkân veren
hukukî ve idarî tedbirleri belirlemek. c) Birden fazla bakanlık ve kuruluşu
ilgilendiren çevre konularına ilişkin uyuşmazlıklarda nihai kararı
vermek." MADDE
6 –
2872 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Çevrenin korunması MADDE 9 – Çevrenin korunması
amacıyla; a) Doğal çevreyi oluşturan biyolojik
çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır.
Biyolojik çeşitliliği koruma ve kullanım esasları, yerel yönetimlerin,
üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili diğer kuruluşların
görüşleri alınarak belirlenir. b) Ülke fizikî mekânında,
sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi
gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi
ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek
amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve
havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli
çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve
havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve
esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. c) Ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz
uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınarak koruma statüsü kazandırılmış alanlar ve ekolojik değeri olan
hassas alanların her tür ölçekteki plânlarda gösterilmesi zorunludur.
Koruma statüsü kazandırılmış alanlar ve ekolojik değeri olan alanlar, plân
kararı dışında kullanılamaz. d) Ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik
önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su
alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili
kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere
gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla, Özel Çevre Koruma Bölgesi
olarak tespit ve ilan etmeye, bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma
esasları ile plân ve projelerin hangi bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini
belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu bölgelere ilişkin plân ve projelerde; 3/5/1985 tarihli ve
3194 sayılı İmar Kanununun 9 uncu maddesi, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı
Kıyı Kanununun plân onama yetkisini düzenleyen hükümleri, 21/7/1983 tarihli
ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 8 inci
maddesinin tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunların korunma
alanlarının tespit ve tescili dışında kalan yetkileri düzenleyen hükümleri
ile aynı Kanunun 17 nci maddesinin (a) bendi hükümleri uygulanmaz. e) Sulak alanların doğal yapılarının
ve ekolojik dengelerinin korunması esastır. Sulak alanların doldurulması ve
kurutulması yolu ile arazi kazanılamaz. Bu hükme aykırı olarak arazi
kazanılması halinde söz konusu alan faaliyet sahibince eski haline getirilir. Sulak alanların korunması ve
yönetimine ilişkin usûl ve esaslar ilgili kurum ve kuruluşların görüşü
alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. f) Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliliğinin
sağlanması bakımından nesli tehdit veya tehlike altında olanlar ile nadir
bitki ve hayvan türlerinin korunması esas olup, mevzuata aykırı biçimde
ticarete konu edilmeleri yasaktır. g) Doğal kaynakların ve varlıkların
korunması, kirliliğinin ve tahribatının önlenmesi ve kalitesinin
iyileştirilmesi için gerekli idarî, hukukî ve teknik esaslar Bakanlık
tarafından belirlenir. h) Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü
su kaynaklarının ve su ürünleri
istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı
korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve
koordinasyonunun sağlanması Bakanlığın sorumluluğundadır. Su ürünleri
istihsal alanları ile ilgili alıcı ortam standartları Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca
belirlenir. Denizlerde yapılacak balık
çiftlikleri, hassas alan niteliğindeki kapalı koy ve körfezler ile doğal ve
arkeolojik sit alanlarında kurulamaz. Alıcı su ortamlarına atıksu
deşarjlarına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. ı) Çevrenin korunması ve kamuoyunda
çevre bilincinin geliştirilmesi amacıyla, okul öncesi eğitimden başlanarak
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim kurumlarının öğretim
programlarında çevre ile ilgili konulara yer verilmesi esastır. Yaygın eğitime yönelik olarak, radyo
ve televizyon programlarında da çevrenin önemine ve çevre bilincinin
geliştirilmesine yönelik programlara yer verilmesi esastır. Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu ile özel televizyon
kanallarına ait televizyon programlarında ayda en az iki saat, özel
radyo kanallarının programlarında ise ayda en az yarım saat eğitici yayınların yapılması zorunludur. Bu yayınların
% 20’sinin izlenme ve dinlenme oranı en yüksek saatlerde yapılması
esastır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, görev alanına giren hususlarda bu
maddenin takibi ile yükümlüdür. j) Çevre
ile ilgili olarak toplanan her türlü kaynak ve gelir, tahsisi mahiyette olup,
öncelikle çevrenin korunması, geliştirilmesi, ıslahı ve kirliliğin
önlenmesi için kullanılır." MADDE
7 –
2872 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 10 – Gerçekleştirmeyi
plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum,
kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje
tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu
Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça
bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez;
proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden
arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi
projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve
konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." MADDE
8 –
2872 sayılı Kanunun 11 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "İzin alma, arıtma ve bertaraf
etme yükümlülüğü MADDE 11 – Üretim, tüketim ve hizmet
faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya
dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri
atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak
arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler. Birinci fıkrada belirtilen
yükümlülüğü bulunan tesis ve işletmeler ile yerleşim birimlerine; 1) İnşaat ruhsatı aşamasında bu
yükümlülüğünü yerine getireceğini gösterir proje ve belgeleri ilgili kuruma
sunmadıkça inşaat ruhsatı verilmez. 2) İnşaatı bitmiş olanlardan, bu
yükümlülüğü yerine getirmeyenlere işletme ruhsatı ve/veya yapı kullanma
ruhsatı verilmez. 3) İnşaat ruhsatına, yapı kullanma
veya işletme ruhsatını haiz olmakla birlikte arıtma ve bertaraf
yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, verilmiş yapı kullanma izni
veya işletme izni iptal edilir. Faaliyetlerinde değişiklik yapmayı
ve/veya tesislerini büyütmeyi plânlayan gerçek ve tüzel kişiler yönetmelikle belirlenen
usûl ve esaslar çerçevesinde atıklarını arıtma veya bertaraf etme
yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadırlar. Atıksuları toplayan kanalizasyon
sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve
arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin
kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde
20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel
Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar,
belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların dışında iskâna konu her türlü kullanım
alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur. Serbest ve/veya endüstri
bölgelerinde bölge müdürlükleri, kültür ve turizm koruma ve gelişme
bölgelerinde, turizm merkezlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı veya yetkili
kıldığı birimler, organize sanayi bölgelerinde organize sanayi bölgesi
yönetimi, küçük sanayi sitelerinde kooperatif başkanlıkları, mevcut yerleşim
alanlarından kopuk olarak münferit yapılmış tatil köyü, tatil sitesi, turizm
tesis alanları vb. kullanım alanlarında ise site yönetimleri veya tesis
işletmecileri atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı ve
işletilmesinden sorumludurlar. Atıksu altyapı sistemlerini kullanan
ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın,
arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım,
işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik
yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden
yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer
idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf
ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler
dışında kullanılamaz. Atıksu toplama havzasının birden
fazla belediye veya kurumun yetki sahasında olması halinde; atıksu arıtma
tesisini işleten kurum, atıksu ile ilgili yatırım ve harcama giderlerini
kirletenlerden kirlilik yükü ve atıksu miktarı nispetinde tahsil eder. Atık üreticileri uygun metot ve teknolojiler ile atıklarını
en az düzeye düşürecek tedbirleri almak zorundadırlar. Atıkların üretiminin ve zararlarının
önlenmesi veya azaltılması ile atıkların geri kazanılması ve geri kazanılabilen
atıkların kaynağında ayrı toplanması esastır. Atık yönetim plânlarının
hazırlanmasına ilişkin esaslar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir. Geri kazanım imkânı olmayan atıklar,
yönetmeliklerle belirlenen uygun yöntemlerle bertaraf edilir. Büyükşehir belediyeleri ve
belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek
veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya
yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım,
onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten
yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık
toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen
ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz. Üretici, ithalatçı ve piyasaya
sürenlerin sorumluluğu kapsamında yükümlülük getirilen üreticiler,
ithalatçılar ve piyasaya sürenler, ürünlerinin faydalı kullanım ömrü
sonucunda oluşan atıklarının toplanması, taşınması, geri kazanımı, geri dönüşümü
ve bertaraf edilmelerine dair yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve bunlara
yönelik gerekli harcamalarının karşılanması, eğitim faaliyetlerinin
gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlığın koordinasyonunda bir araya gelerek
tüzel kişiliği haiz birlikler oluştururlar. Bu kapsamda yükümlülük getirilen
kurum ve kuruluşların sorumluluklarının bu birliklere devrine ilişkin usûl ve
esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. Tehlikeli atık üreticileri,
yönetmelikle belirlenecek esaslara göre atıklarını bertaraf etmek veya
ettirmekle yükümlüdürler. Atık geri kazanım, geri dönüşüm ve
bertaraf tesislerini kurmak ve işletmek isteyen gerçek ve/veya tüzel kişiler,
yönetmelikle belirlenen esaslar doğrultusunda, ürün standardı, ürünlerinin
satışa uygunluğu ve piyasadaki denetimi ile ilgili izni, ilgili kurumlardan
almak kaydı ile Bakanlıktan lisans almakla yükümlüdür. Evsel atıklar hariç olmak üzere,
atık taşıma ve/veya toplama işlerini yapan kurum veya kuruluşlar Bakanlıktan
lisans almak zorundadır. Evsel atıkların taşıma ve toplama işlerini yapan
kurum ve kuruluşlar Bakanlıkça kayıt altına alınır. Atıksu arıtımı, atık bertarafı ve
atık geri kazanım tesisleri yapmak amacıyla belediyelerin hizmet birlikleri
kurmaları halinde, bu hizmet birliklerine araştırma, etüt ve proje
konularında Bakanlıkça teknik ve malî yardım yapılır. Tesis yapım projeleri
ise bu Kanunun 18 inci maddesi çerçevesinde kredi veya yardım ile
desteklenebilir. Kredi borcunun geri ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip yapılır ve
öncelikle 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi
Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesi hükümleri
çerçevesinde ilgili belediyelerin İller Bankasındaki paylarından tahsil
olunur. Arıtma ve bertaraf etme
yükümlülüğüne tâbi tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri, bu yükümlülüğe
istinaden kurulması zorunlu olan arıtma ve bertaraf sistemleri, atıksu arıtma
ve ön arıtma sistemleri ile atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, onarımı,
ıslahı, işletilmesi ve harcamalara katkı paylarının belirlenmesi ile ilgili
usûl ve esaslar Bakanlıkça
yönetmeliklerle düzenlenir. Bu konuda diğer kanunlarla verilen yetkiler saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasını sağlamak
üzere alınması gereken izinler ve bu izinlerin tâbi olacağı usûl ve esaslar
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. Faaliyetleri nedeniyle çevreye
olumsuz etkileri olabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler tarafından,
faaliyetlerine ilişkin olası bir kaza durumunda, kazanın çevreye olumsuz
etkilerini kontrol altına almak ve azaltmak üzere uygulanacak acil durum
plânları hazırlanması zorunludur. Buna ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu plânlar dikkate alınarak
Bakanlığın koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarca yerel, bölgesel ve
ulusal acil durum plânları hazırlanır. Liman, tersane, gemi bakım-onarım,
gemi söküm, marina gibi kıyı tesisleri; kendi tesislerinde ve gemi ve diğer
deniz araçlarında oluşan petrollü, yağlı katı atıklar ve sintine, kirli
balast, slaç, slop gibi sıvı atıklar ile evsel atıksu ve katı atıkların
alınması, depolanması, taşınması ve bertarafı ile ilgili işlemleri ve
tesisleri yapmak veya yaptırmakla yükümlüdürler. Buna ilişkin usûl ve esaslar
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." MADDE
9 –
2872 sayılı Kanunun 12 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Denetim, bilgi verme ve
bildirim yükümlülüğü MADDE 12 – Bu Kanun hükümlerine
uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça;
il özel idarelerine, çevre denetim
birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil
Güvenlik Komutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanununa göre belirlenen denetleme görevlilerine veya Bakanlıkça uygun
görülen diğer kurum ve kuruluşlara devredilir. Denetimler, Bakanlığın
belirlediği denetim usûl ve esasları çerçevesinde yapılır. Askerî işyerleri, askerî bölgeler ve
tatbikatların bu Kanun çerçevesindeki denetimi ve neticelerine ait işlemler;
Genelkurmay Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve
Bakanlık tarafından müştereken hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür. İlgililer, Bakanlığın veya denetimle
yetkili diğer mercilerin isteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek,
yetkililerin yaptıracakları analiz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak,
denetim esnasında her türlü kolaylığı göstermek zorundadırlar. İlgililer, çevre kirliliğine neden
olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, kullandıkları hammadde, yakıt,
çıkardıkları ürün ve atıklar ile üretim şemalarını, acil durum plânlarını,
izleme sistemleri ve kirlilik raporları ile diğer bilgi ve belgeleri talep
edilmesi halinde Bakanlığa veya
yetkili denetim birimine vermek zorundadırlar. Denetim, bilgi verme ve bildirim
yükümlülüğüne ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir." MADDE
10 –
2872 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Tehlikeli kimyasallar ve
atıklar MADDE 13 – Tehlikeli kimyasalların
belirlenmesi, üretimi, ithalatı, atık konumuna gelinceye kadar geçen süreçte
kullanım alanları ve miktarları, etiketlenmesi, ambalajlanması,
sınıflandırılması, depolanması, risk değerlendirilmesi, taşınması ile
ihracatına ilişkin usûl ve esaslar ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri
alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak
piyasaya sürüldüğü tespit edilen tehlikeli kimyasallar ile bu kimyasalları
içeren eşya, bunları satış ve kullanım amacıyla piyasaya süren kurum, kuruluş
ve işletmelere toplattırılır ve imha ettirilir. Nakil ve imha için gereken
masraflar ilgililerince karşılanır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi
halinde bu masraflar, ilgili kurum, kuruluş ve işletmelerden 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil
edilir. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı
bazı yakıtların, maddelerin, atıkların, tehlikeli kimyasallar ile bu
kimyasalları içeren eşyaların ithalini, Bakanlığın görüşünü alarak
yasaklayabilir veya kontrole tâbi tutabilir. Tehlikeli atıkların ithalatı
yasaktır. Tehlikeli atıkların tanımı ile
tehlikeli atıkların oluşum aşamasından itibaren toplanması, ayrılması, geçici
ve ara depolanması, geri kazanılması, yeniden kullanılması, taşınması,
bertarafı, bertaraf sonrası kontrolü, ihracatı, transit geçişi,
ambalajlanması, etiketlenmesi, denetimi ve atık yönetim plânlarının
hazırlanması ile ilgili usûl ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak yönetmelikle
belirlenir. Tehlikeli kimyasalların üretimi,
satışı, depolanması, kullanılması ve taşınması faaliyetleri ile tehlikeli
atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı,
yeniden kullanılması ve bertarafı faaliyetlerinde bulunanlar, bu Kanun ile
getirilen yükümlülükler açısından müteselsilen sorumludurlar. Sorumlular bu
Kanunda belirtilen meslekî faaliyetleri nedeniyle oluşacak bir kaza
dolayısıyla üçüncü şahıslara verebilecekleri zararlara karşı tehlikeli kimyasal
ve tehlikeli atık malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda olup,
faaliyetlerine başlamadan önce Bakanlıktan gerekli izni alırlar. Sigorta
yaptırma zorunluluğuna uymayan kurum, kuruluş ve işletmelere bu faaliyetler
için izin verilmez. Bu maddede öngörülen zorunlu malî
sorumluluk sigortası, malî yeterliliklerine göre, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen sigorta
şirketleri tarafından ya da bağlı olduğu Bakanın onayı ile Hazine
Müsteşarlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle oluşturulacak bir havuz tarafından
temin edilir. Havuzun yönetim ve işleyişi ile ilgili usûl ve esaslar da aynı
yönetmelikle belirlenir. Havuz, sigorta ve/veya reasürans havuzu şeklinde
oluşturulur. Kamu adına havuzda belirli bir payın korunmasına karar verilmesi
hususunda Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan yetkilidir. Havuzun
başlangıç giderleri için geri ödenmek üzere Hazine Müsteşarlığı bütçesinden
avans kullandırılabilir. Havuzun yükümlülükleri; prim gelirleri ve bunların
getirileri, piyasalardan sağlayacağı reasürans ve benzeri korumalar ve ödeme
gücüyle sınırlıdır. Bakanlık, Hazine Müsteşarlığının
uygun görüşünü almak kaydıyla, tehlikeli kimyasallar ve tehlikeli atıklarla
ilgili faaliyetlerde bulunanların malî sorumluluk sigortası yaptırma
zorunluluğunu, bu sigortaya ilişkin genel şartlar ile tarife ve talimatların
yürürlüğe girmesinden itibaren en çok bir yıl ertelemeye yetkilidir. Her bir sorumlu tarafından
yaptırılacak malî sorumluluk sigortasına ilişkin sigorta genel şartları
Hazine Müsteşarlığınca onaylanır. Malî sorumluluk sigortası tarife ve
talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan tarafından tespit
edilir. Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan tarifeyi serbest bırakmaya
yetkilidir." MADDE
11 –
2872 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 14 – Kişilerin huzur ve
sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle
belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika,
atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan
gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri
tarafından gerekli tedbirler alınır." MADDE
12 –
2872 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 15 – Bu Kanun ve bu
Kanun uyarınca yayımlanan yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek üzere Bakanlıkça
ya da 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin
devredildiği kurum ve merciler
tarafından bir defaya mahsus olmak üzere esasları yönetmelikle
belirlenen ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. Faaliyet; süre verilmemesi halinde derhal,
süre verilmesi durumunda, bu süre sonunda
aykırılık düzeltilmez ise Bakanlıkça ya da 12 nci maddenin birinci
fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından
kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur. Çevre ve
insan sağlığı yönünden tehlike yaratan
faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur. Çevresel Etki Değerlendirmesi
incelemesi yapılmaksızın başlanan
faaliyetler Bakanlıkça, proje tanıtım dosyası hazırlanmaksızın başlanan
faaliyetler ise mahallin en büyük mülkî amiri tarafından süre verilmeksizin
durdurulur. Süre verilmesi ve faaliyetin
durdurulması, bu Kanunda öngörülen cezaların uygulanmasına engel teşkil
etmez." MADDE
13 –
2872 sayılı Kanunun mülga 18 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Çevre katkı payı alınması,
diğer gelirler ve bütçe ödenekleri MADDE 18 – Çevre kirliliğinin
önlenmesi, çevrenin iyileştirilmesi ve çevre ile ilgili yatırımların
desteklenmesi amacıyla; a) İthaline izin verilen kontrole
tâbi yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin
binde beşi oranında alınacak miktar, b) Büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerince tahsil edilen su ve kullanılmış suları uzaklaştırma
bedelinin yüzde biri, çevre katkı payı olarak tahsil
edilir. Tahsil edilen bu tutarlar, ilgililerce en geç ertesi ayın onbeşine
kadar ilgili mal saymanlıkları hesaplarına aktarılır ve bütçeye gelir
kaydedilir. Ayrıca, yurt içi ve yurt dışından
temin edilecek her türlü hibe, yardım ve bağışlar ile kredi anapara geri
dönüşleri ve kredi faizleri de tahsil edilerek, Çevre ve Orman Bakanlığı
Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılır ve bütçeye gelir kaydedilir. Bu maddede sayılan gelirlerin
tahsilatında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır. Bakanlar Kurulu (a) ve (b)
bentlerinde yer alan oranları ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye
veya kanunî oranına kadar yükseltmeye yetkilidir. Atıksu arıtımı, atık bertarafı ve
katı atık geri kazanım tesislerinin gözetim, fizibilite, etüt, proje ve
inşaat işlerinin kredi veya yardım suretiyle desteklenmesi ile çevre düzeni
plânlarının yapımı, hava, su ve toprak kalitesinin ölçüm ve izleme ağının
oluşturulması, gürültünün önlenmesi ile ilgili etüt ve projelerin
desteklenmesi, acil müdahale plânlarının hazırlanması, Çevresel Etki
Değerlendirmesi faaliyetleri, havza koruma plânı çalışmaları, biyolojik
çeşitliliğin korunması, çölleşme
ve iklim değişikliği ile
mücadele çalışmaları, stratejik çevresel değerlendirme, nesli
tehlikede olan bitki ve hayvan türleri ile yaşama ortamlarının korunması,
uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin karşılanması, çevre
eğitimi ve yayını ile ilgili faaliyetler ve ihtisas komisyonları için yapılan
harcamalar ile çevre kirliliğinin
giderilmesi çalışmaları için Bakanlık bütçesine, yılı bütçe gelirleri
içerisinde tahmin edilen yukarıdaki gelirler karşılığı ödenek
öngörülür. Yukarıda sayılan gelirlerin tahsili
ve bütçede öngörülen ödeneklerin kullanımı ile ilgili usûl ve esaslar, Maliye
Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir." MADDE
14 –
2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 20 – İdarî nitelikteki
cezalar şunlardır: a) Ek 4 üncü madde uyarınca emisyon
ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 500 Türk Lirası, yönetmeliklerle
belirlenen standartlara aykırı emisyona sebep olan motorlu taşıt sahiplerine
1.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. b) Hava kirliliği yönünden önemli
etkileri nedeniyle kurulması ve işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan
tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran ve işleten veya iznin iptal
edilmesine rağmen kurmaya ve işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin
almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli
gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu tesislerde
emisyon miktarları yönetmelikle belirlenen sınırları aşıyorsa 48.000 Türk
Lirası idarî para cezası verilir. İzne tâbi tesisleri, aldıkları izin
belgesinde veya yönetmeliklerde öngörülen önlemleri almadan veya
yönetmeliklerde belirlenen emisyon standartlarına ve sınırlamalarına aykırı
olarak işletenlere 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. c) Hava kirliliği yönünden kurulması
ve işletilmesi izne tâbi olmayan tesislerin işletilmesi sırasında
yönetmelikle belirlenen standartlara aykırı emisyona neden olanlara 6.000
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunun ek 9 uncu maddesine
aykırı davrananlara 2.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu bendin birinci paragrafında
öngörülen fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde verilecek ceza
toplu veya ferdî ısıtılan konutlarda her bağımsız bölüm için 300 Türk
Lirasıdır. Bu cezai sorumluluk toplu ısıtılan konutlarda yöneticiye, ferdî
ısıtılan konutlarda ise konutu kullanana aittir. d) Hava kirliliği yönünden özel önem
taşıyan bölgelerde veya kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığı zamanlarda ve
yerlerde veya kritik meteorolojik şartlarda yönetmeliklerle öngörülen
önlemleri almayan, yasaklara aykırı davranan ya da mahallî çevre kurullarınca
bu konuda alınan kararlara uymayanlara bu maddenin (b) ve (c) bentlerinde
öngörülen cezalar bir kat artırılarak verilir. Bu fiilin konutlarla ilgili olarak
işlenmesi halinde cezai sorumluluk bu maddenin (c) bendinin üçüncü
paragrafına göre tespit edilir. e) Çevresel Etki Değerlendirmesi
sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da
faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idarî para cezası verilir. Cezaya
konu olan durumlarda yatırımcı faaliyet alanını eski hale getirmekle
yükümlüdür. Çevresel Etki Değerlendirmesi
sürecinde verdikleri taahhütnameye aykırı davrananlara, her bir ihlal
için 10.000 Türk Lirası idarî para
cezası verilir. f) 11 inci maddeye göre kurulması
zorunlu olan atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerini
kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlara 60.000 Türk Lirası idarî para
cezası verilir. g) 12 nci maddede öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü
yerine getirmeyenlere 6.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. h) Bu Kanunun 14 üncü maddesine göre
çıkarılan yönetmelikle belirlenen önlemleri almayan veya standartlara aykırı
şekilde gürültü ve titreşime neden olanlara, konutlar için 400 Türk Lirası,
ulaşım araçları için 1.200 Türk Lirası, işyerleri ve atölyeler için 4.000
Türk Lirası, fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 12.000 Türk Lirası
idarî para cezası verilir. ı) Bu Kanunda öngörülen yasaklara ve
sınırlamalara aykırı olarak ülkenin egemenlik alanlarındaki denizlerde ve
yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında ve bunlarla bağlantılı
sularda, tabiî veya sunî göller ve baraj gölleri ile akarsularda; 1) Petrol ve petrol türevleri (ham
petrol, akaryakıt, sintine, slaç, slop, rafine ürün, yağlı atık vb.)
tahliyesi veya deşarjı yapan tankerlerden, bin (dahil) gros tona kadar
olanlar için gros ton başına 40 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton
arasında olanlara, bu miktar ve ilave her gros ton başına 10 Türk
Lirası, beşbin gros tondan fazla
olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave
her gros ton başına 100 Kuruş, 2) Kirli balast tahliyesi yapan
tankerlerden bin (dahil) gros tona kadar olanlar için gros ton başına 30 Türk
Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave
her gros ton başına 6 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise,
yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 100 Kuruş, 3) Petrol türevleri (sintine, slaç,
slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) veya kirli balast tahliyesi yapan gemi ve
diğer deniz vasıtalarından bin gros tona kadar olanlar için gros ton başına
20 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar
ve ilave her gros ton başına 4 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara
ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 100 Kuruş, 4) Katı atık bırakan veya evsel
atıksu deşarjı yapan tanker, gemi ve diğer deniz araçlarından bin (dahil)
gros tona kadar olanlar için gros ton başına 10 Türk Lirası, bin ilâ beşbin
(dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave her gros ton başına 2
Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve
ilave her gros ton başına 40 Kuruş, idarî para cezası verilir. Tehlikeli madde ve atıkların deşarjı
durumunda uygulanacak idarî para cezaları, petrol ve türevleri kategorisi
esas alınarak on katı verilir. Kirliliğin
oluşmasını müteakip gemi veya deniz aracının kendi imkânları ile neden olduğu
kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idarî para cezası 1/3
oranında uygulanır. Cezanın derhal ve defaten ödenmemesi
veya bu hususta yeterli teminat gösterilmemesi halinde, gemiler ve
götürülebilen diğer deniz vasıtaları en yakın liman yetkilisine teslim
edilerek seyrüseferden ve faaliyetten men edilir. Banka teminat mektubu veya
geminin bağlı olduğu kulüp sigortacısı tarafından düzenlenecek teminat
mektubu teminat olarak kabul edilir. Yabancı devlet egemenliği altındaki
sularda bu devletlerin mevzuatının Türk bayraklı gemiler tarafından ihlali
durumunda, ilgili devletin ceza uygulamaması ve Türkiye'nin cezalandırmasını
talep etmesi durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır. Bu bendin birinci paragrafı dışında,
bu Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere aykırı olarak ülkenin
egemenlik alanındaki denizlere ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki
alanlarına, içme ve kullanma suyu sağlama amacına yönelik olmayan sulara atık
boşaltanlara 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Yukarıda öngörülen
fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm
için 600 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezai sorumluluk, müstakil
konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye aittir. i) Bu Kanunun ek 8 inci maddesi
uyarınca yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara 1.000 Türk Lirası idarî
para cezası verilir. j) Kanunda ve yönetmelikte öngörülen
yasaklara veya standartlara aykırı olarak veya önlemleri almadan atıkları
toprağa verenlere 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve
bağımsız bölüm için 600 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezai
sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise
yöneticiye aittir. k)
Bu Kanunun 9 uncu maddesinin (a)
bendinde belirtilen hususlara aykırı olarak
biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere, (d) bendi uyarınca ilan
edilen Özel Çevre Koruma Bölgeleri için tespit edilen koruma ve kullanma
esaslarına aykırı davrananlara ve (e) bendinin ikinci paragrafı uyarınca
sulak alanlar için yönetmelikle belirlenen koruma ve kullanım usûl ve
esaslarına aykırı davrananlar ile (f) bendinde belirlenen esaslara ve yasaklamalara
aykırı davrananlara 20.000 Türk Lirası, (e) bendinin birinci paragrafına
aykırı davrananlara 100.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. l) Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin
(c) bendine aykırı olarak anız yakanlara her dekar için 20 Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskûn mahallerde
işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır. Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin (d)
bendi uyarınca tespit edilen esaslara aykırı olarak ülkenin egemenlik
alanlarındaki denizlerden ve kazasına tâbi olan deniz yetki alanlarından,
akarsular ve göller ile tarım alanlarından belirlenen esaslara aykırı olarak
kum, çakıl ve benzeri maddeleri alanlara metreküp başına 120 Türk Lirası idarî para cezası verilir. m) Bu Kanunun ek 2 nci maddesinde
öngörülen çevre yönetim birimini kurmayanlara 6.000 Türk Lirası, çevre görevlisi bulundurmayanlara ya da Bakanlıkça
yetkilendirilmiş firmalardan hizmet almayanlara 4.000 Türk Lirası
idarî para cezası verilir. n) Bu Kanunun 9 uncu maddesi
uyarınca belirlenen koruma esaslarına aykırı
olarak içme ve kullanma suyu koruma alanlarına, kaynağın kendisine ve
bu kaynağı besleyen yerüstü ve yeraltı sularına, sulama ve drenaj kanallarına
atık boşaltanlara 48.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu fiilin konutlarla ilgili olarak
işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm için 1.200 Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu
kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye aittir. Bu alanlarda Kanuna ve
yönetmeliklere aykırı olarak yapılan yapılar 3194 sayılı İmar Kanununda
belirlenen esaslara göre yıktırılır. o) Bu Kanunun 11 inci maddesinde
öngörülen acil durum plânlarını yönetmelikle
belirlenen usûl ve esaslara uygun olarak hazırlamayan ve bu plânların
uygulanması için gerekli tedbirleri almayan, ekip ve ekipmanları
bulundurmayanlar ile yerel, bölgesel
ve ulusal acil durum plânlarına uymayanlara 12.000 Türk Lirası idarî para
cezası verilir. p) Bu Kanunun 13 üncü maddesinde
öngörülen malî sorumluluk sigortasını yaptırmayanlara 24.000 Türk Lirası
idarî para cezası verilir. r) Bu Kanunda ve yönetmeliklerde
öngörülen usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak atık
toplayan, taşıyan, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, geri dönüşüm
sağlayan, tekrar kullanan veya
bertaraf edenlere 24.000 Türk Lirası, ithal edenlere 60.000 Türk Lirası idarî
para cezası verilir. s) Umuma açık yerlerde her ne
şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 100 Türk Lirası idarî para cezası
verilir. t) Tehlikeli atıkların her ne
şekilde olursa olsun ülkeye girişini sağlayanlara ayrı ayrı 2.000.000 Türk
Lirası idarî para cezası verilir. u) Tehlikeli atıkları ilgili
mercilere ön bildirimde bulunmadan ihraç eden veya transit geçişini yapanlara
2.000.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. v) Bu Kanunda ve ilgili
yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak
tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri
kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf
tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara 100.000 Türk Lirasından
1.000.000 Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. y) Tehlikeli kimyasallar ve bu
kimyasalları içeren eşyayı bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen
usûl ve esaslara, yasak ve sınırlamalara aykırı olarak üreten, işleyen, ithal
ve ihraç eden, taşıyan, depolayan, kullanan, ambalajlayan, etiketleyen, satan
ve satışa sunanlara, 100.000 Türk Lirasından 1.000.000 Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Bu maddenin (k), (l), (r), (s), (t),
(u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve
işletmelere üç katı olarak verilir. Bu maddede öngörülen ceza miktarlarını
on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu maddenin uygulamasında Türk Ceza
Kanunu ile diğer kanunların, fiilin suç oluşturması haline ilişkin hükümleri
saklıdır." MADDE
15 –
2872 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 23 – Bu Kanunda
belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin
işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve
müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." MADDE
16 –
2872 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE
24 – Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi
Bakanlığa aittir. Bu
yetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin
devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır. Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım
kararları Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında il
çevre ve orman müdürlerince verilir. Bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca denetim yetkisi verilen kurum ve merciler tarafından verilen
idarî para cezalarının yüzde ellisi, bu Kanun uyarınca yapılacak denetimlerle
ilgili harcamaları karşılamak ve diğer çevre hizmetlerinde kullanılmak üzere
bu kurumların bütçesine gelir kaydedilir, yüzde ellisi ise genel bütçeye
gelir kaydedilir. Bu Kanun uyarınca yapılacak
denetimlerle ilgili harcamaları karşılamak ve diğer çevre hizmetlerinde
kullanılmak üzere, Bakanlık bütçesine, genel bütçeye gelir kaydedilecek idarî
para cezaları karşılığı gerekli ödenek öngörülür." MADDE 17 – 2872 sayılı Kanunun 25 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde
değiştirilmiştir. "İdarî yaptırımların
uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz MADDE 25 – Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırımların uygulanmasını gerektiren
fiillerle ilgili olarak yetkili denetleme elemanlarınca bir tutanak tanzim
edilir. Bu tutanak denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî
yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikal ettirilir. Bu merci,
tutanağı değerlendirerek gerekli idarî yaptırım kararını verir. İdarî
yaptırım kararı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre idarî yaptırım kararını veren merci tarafından ilgiliye tebliğ edilir. İdarî yaptırım kararlarına karşı
tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava
açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz. İdarî para cezalarının tahsil usûlü
hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri
uygulanır. Ceza vermeye yetkili kurum ve
merciler tarafından tahsil edilen idarî para cezaları, Maliye Bakanlığından
izin alınarak Bakanlıkça bastırılan ve dağıtılan makbuz karşılığında tahsil
edilir. Bu Kanuna göre verilecek idarî para
cezalarında ihlalin tespiti ve cezanın kesilmesi usûlleri ile ceza uygulamasında
kullanılacak makbuzların şekli, dağıtımı ve kontrolüne ilişkin usûl ve
esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir." MADDE
18 –
2872 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Adlî nitelikteki cezalar MADDE 26 – Bu Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi
verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun uygulanmasında yanlış ve
yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümleri
uygulanır. Bu maddeye göre yargıya intikal eden
çevresel etki değerlendirmesine ilişkin ihtilaflarda çevresel etki
değerlendirmesi süreci yargılama sonuna kadar durur." MADDE
19 –
2872 sayılı Kanunun 28 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Çevreye verilen zararların
tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü
öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar." MADDE
20 –
2872 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye bu fıkrayı müteakiben aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Çevre kirliliğinin önlenmesi
ve giderilmesine ilişkin faaliyetler teşvik tedbirlerinden yararlandırılır.
Bu amaçla her yılın başında belirlenen teşvik sistemine Bakanlığın görüşü
alınmak sureti ile Hazine Müsteşarlığınca yeni esaslar getirilebilir." "Arıtma tesisi kuran, işleten
ve yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getiren kuruluşların
arıtma tesislerinde kullandıkları elektrik enerjisi tarifesinin, sanayi
tesislerinde kullanılan enerji tarifesinin yüzde ellisine kadar indirim
uygulamaya Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir." MADDE
21 –
2872 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Bilgi edinme ve başvuru hakkı MADDE 30 – Çevreyi kirleten veya
bozan bir faaliyetten zarar gören veya
haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli
önlemlerin alınmasını veya faaliyetin
durdurulmasını isteyebilir. Herkes, 9/10/2003 tarihli ve 4982
sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında çevreye ilişkin bilgilere ulaşma
hakkına sahiptir. Ancak, açıklanması halinde üreme alanları, nadir türler
gibi çevresel değerlere zarar verecek bilgilere ilişkin talepler de bu Kanun
kapsamında reddedilebilir." MADDE
22 –
2872 sayılı Kanunun 31 inci maddesindeki "Çevre Genel Müdürlüğünce"
ibaresi "Bakanlıkça" olarak değiştirilmiştir. MADDE
23 –
2872 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir. "EK MADDE 1 – Toprağın
korunmasına ve kirliliğinin önlenmesine
ilişkin esaslar şunlardır: a) Toprağın korunmasına ve kirliliğinin önlenmesine, giderilmesine ilişkin usûl ve esaslar ilgi |